
Bolu Kartalkaya’da meydana gelen ve 78 Vatandaşımızın ölümü ile sonuçlanan yangın Ülke genelinde Otel, Konak ve Pansiyonların yönetmenliğe uygun olup olmadığı kontrol ediliyor Her yıl Nüfusunun yaklaşık 40 katı kadar yerli ve yabancı turisti ağırlayan Safranbolu ilçesinde bulunan Otel, Konak ve Pansiyonların tek tek denetlenmesi gerekiyor Tabanları taş, gerisi Ahşap Olan Safranbolu evleri birbirlerine yakın olmasının yanı sıra Çivi yerine Mıh kullanılması yangın anındaki tehlikeyi daha da artırıyor Safranbolu Evlerinin iki ile üç katlı olmaları biraz daha avantajlı olduğu kabul edilse de tamamının ahşap olması tehlikeyi artırıyor Safranbolu, Mudurnu, Göynük, Beypazarı gibi bir çok eski yerleşim yerleri aynı tehlikeyi yaşıyor Safranbolu’da her hangi bir olumsuzluk yaşanmaması için Başta Anıtlar Kurulu Olmak üzere Valilik, Kaymakamlık, Belediye, Özel idare gibi kurumların çok ciddi tedbirler almaları gerekiyor

SAFRANBOLUYU TANIYALIM
Anadolu’nun kuzey batı kesiminde, Antik Devirde tarihçi Homeros’un İlyada destanında Paplagonya olarak geçmekte. Yörede sırası ile Hititler, Frigler, dolaylı yoldan Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar (Pondlar), Romalılar, Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar egemenlik kurmuşlardır. Safranbolu, 1196 tarihinde Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan’ın oğlu Muhiddin Mesut Şah zamanında Türklerin eline geçmiştir. Tarihi süreç içerisinde ise 1213–1280 tarihleri arasında Çobanoğullarının, 1326–1354 tarihleri arasında Candaroğlullarının, 1354–1402 ve 1423 yılından itibaren de Osmanlıların egemenliğine girmiştir.

Dünya Mirası Safranbolu’da Somut Kültürel Mirası, Kentsel, Doğal ve Arkeolojik sit alanları ve bu alanlardaki korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının bütünü olarak tanımlamak mümkündür. Somut kültürel mirasımız içinde 105 adeti çeşme olmak üzere, sayıları 1360’ a ulaşan ve Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescil edilmiş yapılar; tarihte kentin yazlık bölgesi olan “Bağlar”, mübadele yılları olan 1924’lere kadar Rum halkının yerleşim yeri olan “Kıranköy”, tarihi üretim, ticaret ve kent merkezi olan “çarşı”, eski deri üretim merkezi olan “tabakhane” ile iki vadide yerleşen “gümüş” ve “akçasu” derelerinin olduğu bölgelerde gruplanmıştır. Yapılar yerleşim plan şeması ve mimari özellikleri açısından karakter farklılıkları göstermektedir.
SAFRANBOLU EVLERİ
Safranbolu Evleri yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan Türk kent kültürünün yünümüzde yaşamaya devam eden en önemli yapı taşlarıdır. İlçe merkezinde 18. ve 19.yy. ile 20.yy. başlarında yapılmış yaklaşık 2000 geleneksel Türk evi bulunmaktadır. Bu eserlerin 800 kadarı yasal koruma altındadır. Evler Safranbolu´nun iki ayrı kesiminde gruplanmış durumdadır. Birincisi ‘Şehir’ diye bilinen ve kışlık olarak kullanılan kesim, ikincisi ‘Bağlar’ diye bilinen ve yazlık olarak kullanılan kesim.
Şehir, yönetim merkezinin bulunduğu Kale, alışveriş merkezinin bulunduğu Çarşı, evlerin bulunduğu Akçasu, Gümüş, Musalla, Kalealtı ve Tabakhane semtlerinden oluşmaktadır. Bu kesim iklimin olumsuz etkilerine karşı korunmuş, alçak rakımlı iki vadinin içindedir. Burada evler birbirine yakın, sokaklar dardır. Bağlar birkaç yüz metre daha yüksekte, hava akımlarına açık ve daha geniş araziler üzerindedir. Hemen hemen herkesin bir kışlık bir de yazlık evi vardır. Yöre halkı kışın şehirdeki evinde yaşar ve yazın havaların ısınmasıyla Bağlardaki yazlık evine göçer. Ancak ‘Çarşı’ üretim ve ticaret hayatı yazın da aynen sürer.
Tüm evler kendilerine göre daha merkezi konumdaki kamu binalarına, dini yapılara ve anıt eserlere dönüktür. Hangi evden bakılırsa bakılsın manzara kapanmaz. Evlerin yakın plan cepheleri kör, uzak plan cepheleri açık ve birbirlerini izleyecek konumdadır.
Şehrin ortasında bulunan meydana yönelik yollar ve sokaklar tamamen taş kaplıdır. Anıt eserlerin avluları ve meydanlar da taş kaplıdır. Mevcut taş kaplama tarzı rutubeti en aza indiren, sel sularına karşı dayanıklı ve ağaç köklerinin yeterli su almasına uygun yapıdadır.