OTEL, KONAK VE PANSİYONLAR YÖNETMELİĞE   UYGUN MU  ?

OTEL, KONAK VE PANSİYONLAR YÖNETMELİĞE   UYGUN MU  ?
Yayınlama: 28.01.2025
Düzenleme: 28.01.2025 14:09
A+
A-

Bolu Kartalkaya’da meydana gelen ve 78  Vatandaşımızın  ölümü  ile  sonuçlanan  yangın   Ülke genelinde  Otel, Konak ve Pansiyonların  yönetmenliğe uygun olup olmadığı kontrol ediliyor  Her yıl Nüfusunun  yaklaşık  40  katı  kadar  yerli ve yabancı  turisti ağırlayan   Safranbolu  ilçesinde bulunan  Otel, Konak ve Pansiyonların  tek tek denetlenmesi gerekiyor     Tabanları taş, gerisi  Ahşap Olan Safranbolu evleri birbirlerine yakın olmasının yanı sıra  Çivi yerine Mıh kullanılması  yangın anındaki tehlikeyi daha da artırıyor                                     Safranbolu Evlerinin  iki ile üç katlı olmaları biraz daha avantajlı  olduğu kabul edilse de  tamamının ahşap olması  tehlikeyi artırıyor                                                                                                                 Safranbolu,  Mudurnu, Göynük, Beypazarı  gibi bir çok eski yerleşim yerleri   aynı tehlikeyi yaşıyor                                                                                                                                             Safranbolu’da her hangi bir olumsuzluk yaşanmaması için   Başta Anıtlar Kurulu Olmak üzere  Valilik, Kaymakamlık, Belediye, Özel idare gibi kurumların çok ciddi tedbirler almaları gerekiyor  

SAFRANBOLUYU TANIYALIM

Anadolu’nun kuzey batı kesiminde, Antik Devirde tarihçi Homeros’un İlyada destanında Paplagonya olarak geçmekte. Yörede sırası ile Hititler, Frigler, dolaylı yoldan Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar (Pondlar), Romalılar, Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar egemenlik kurmuşlardır. Safranbolu, 1196 tarihinde Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan’ın oğlu Muhiddin Mesut Şah zamanında Türklerin eline geçmiştir. Tarihi süreç içerisinde ise 1213–1280 tarihleri arasında Çobanoğullarının, 1326–1354 tarihleri arasında Candaroğlullarının, 1354–1402 ve 1423 yılından itibaren de Osmanlıların egemenliğine girmiştir.

Dünya Mirası Safranbolu’da Somut Kültürel Mirası, Kentsel, Doğal ve Arkeolojik sit alanları ve bu alanlardaki korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının bütünü olarak tanımlamak mümkündür.  Somut kültürel mirasımız içinde 105 adeti çeşme olmak üzere, sayıları 1360’ a ulaşan ve Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescil edilmiş yapılar; tarihte kentin yazlık bölgesi olan “Bağlar”, mübadele yılları olan 1924’lere kadar Rum halkının yerleşim yeri olan “Kıranköy”, tarihi üretim, ticaret ve kent merkezi olan “çarşı”, eski deri üretim merkezi olan “tabakhane” ile iki vadide yerleşen “gümüş” ve “akçasu” derelerinin olduğu bölgelerde gruplanmıştır. Yapılar yerleşim plan şeması ve mimari özellikleri açısından karakter farklılıkları göstermektedir.

SAFRANBOLU EVLERİ

Safranbolu Evleri yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan Türk kent kültürünün yünümüzde yaşamaya devam eden en önemli yapı taşlarıdır. İlçe merkezinde 18. ve 19.yy. ile 20.yy. başlarında yapılmış yaklaşık 2000 geleneksel Türk evi bulunmaktadır. Bu eserlerin 800 kadarı yasal koruma altındadır. Evler Safranbolu´nun iki ayrı kesiminde gruplanmış durumdadır. Birincisi ‘Şehir’ diye bilinen ve kışlık olarak kullanılan kesim, ikincisi ‘Bağlar’ diye bilinen ve yazlık olarak kullanılan kesim.

Şehir, yönetim merkezinin bulunduğu Kale, alışveriş merkezinin bulunduğu Çarşı, evlerin bulunduğu Akçasu, Gümüş, Musalla, Kalealtı ve Tabakhane semtlerinden oluşmaktadır. Bu kesim iklimin olumsuz etkilerine karşı korunmuş, alçak rakımlı iki vadinin içindedir. Burada evler birbirine yakın, sokaklar dardır. Bağlar birkaç yüz metre daha yüksekte, hava akımlarına açık ve daha geniş araziler üzerindedir. Hemen hemen herkesin bir kışlık bir de yazlık evi vardır. Yöre halkı kışın şehirdeki evinde yaşar ve yazın havaların ısınmasıyla Bağlardaki yazlık evine göçer. Ancak ‘Çarşı’ üretim ve ticaret hayatı yazın da aynen sürer.

Tüm evler kendilerine göre daha merkezi konumdaki kamu binalarına, dini yapılara ve anıt eserlere dönüktür. Hangi evden bakılırsa bakılsın manzara kapanmaz. Evlerin yakın plan cepheleri kör, uzak plan cepheleri açık ve birbirlerini izleyecek konumdadır.

Şehrin ortasında bulunan meydana yönelik yollar ve sokaklar tamamen taş kaplıdır. Anıt eserlerin avluları ve meydanlar da taş kaplıdır. Mevcut taş kaplama tarzı rutubeti en aza indiren, sel sularına karşı dayanıklı ve ağaç köklerinin yeterli su almasına uygun yapıdadır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.