
Avrupa Birliği 2026 yılı itibariyle sınırda karbon vergisi alacak. Bu verginin Türkiye ekonomisine maliyeti 2017 yılı itibariyle 138 milyon €, 2032’de ise 2,5 milyar € olması bekleniyor.
Sorulması gereken soru bu kaynak AB’ye aktarılacak mı? Yoksa yeşil dönüşüme mi dönüştürülecek?
Türkiye, AB’nin sınırda karbon vergisi düzenlemesiyle 17 Mayıs 2023’te tanıştı. AB dışındaki ülkelere karbon fiyatlandırma uygulaması düzenliyor. İhracatımızın %40’ını AB’ye yapıyoruz. Ülke olarak en çok bizi etkiliyor. Tabii Karabük’ü de dolayısıyla çok etkileyecek.
Nedeni çok basit. Sera gazı üreten sektörlerin başında demir-çelik geliyor.
Bakın bu vergi 1 Ocak 2026 yılında başlayacak. Yaklaşık 1,5 yıl kaldı.
T.S.O Başkanı Sn. Fatih Çapraz, göreve geldiğinden bu yana en çok “Yeşil Dönüşüm” ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi. Konunun uzmanlarını getirtip Karabük sanayicilerine brifing verdirdi. Bu toplantıların çoğuna ben de katıldım. Ne yazık ki sanayicilerimiz beklenen ilgiyi göstermedi.
Sera gazı emisyonlarında en büyük payı %71,3 ile enerji kaynaklı emisyonlar alıyor. Kok kömürü, bitüm, petrol ürünleri..
Onun için “Yeşil Dönüşüm memleket meselesi” deniyor.
Onun için böyle giderse “Tosyalı grup dışında AB’ye başka demir-çelik firması mal satamaz” deniyor.
Bu konuda bizim Finans78 olarak önerimiz var. Sn. T.S.O Başkanına bu konudaki görüşlerimizi zaman zaman iletiyoruz.
Acilen T.S.O bünyesinde Yeşil Dönüşüm birimi kurmak zorundayız.
Büyük kentlerin sanayi odaları bir proje üzerinde daha çalışıyor. Bildiğim kadarıyla sanayi odaları bünyesinde Yeşil Dönüşüm fonu kurmuşlar. Bana göre çok önemli bir çalışma
Keşke Haddeciler Derneği T.S.O ile birlikte böyle bir fon kurabilse!
Bizden tavsiye, Türkiye’nin geldiği bu noktada artan maliyetler ve enerji girdilerindeki artışla beraber sınırda alınacak karbon vergisiyle rekabet edemez, bir gram demir satamazsınız.